Sayfalar

29 Ocak 2016 Cuma

Işıklı bahçe



Son günlerde yoluma çıkan en güzel şarkı bu. Işıklı bahçelere açılan bir pencere oluyor. Yeni açmış erik çiçeklerinin kokusu doluyor damarlarımıza. Berrak bir suyun pırıltısı gözümüzü alıyor. İşte hüzne bulanmış bir neşe; içinde koşmak, koşmak, koşmak, gitmek olan...

"...'Gitmek', diyordu Mani kendi kendine, 'gitmek bir şenliktir'..."*


Element Band - Sari Sirun Yar (Ermenice)
video


"Binbir rüzgarla gel nazlı yar
Çiçek topla, destelerle gel
Kara atım üstünde geldim köyünüze
Gördüm ki sürgülü kapın, kaldım biçare 

Dağların güzel kızı, dağ karanfilleriyle gel
Ah, karanfille değil, aşk ateşiyle gel...

Binbir çiçek içinde serpilmişsin,
Elvan elvan saçlarının
Kokusu buralara ulaşır,
Meltem olur yüreğime

Dağların güzel kızı, dağ karanfilleriyle gel
Ah, karanfille değil, aşk ateşiyle gel...

Sen göğe bakarsın,
Yıldızlar bir daha aydınlanır,
Sesini alır rüzgarlar,
Ah, uğruna can verdiğim o sevdan ne zaman yetişir?

Dağların güzel kızı, dağ karanfilleriyle gel
Ah, karanfille değil, aşk ateşiyle gel..."



* Amin Maalouf, Işık Bahçeleri, YKY, 2014, s. 65


26 Ocak 2016 Salı

Mesafeler



"Zaman mı? değil zaman.

Akan zaman değil mesafelerdir.
(...)
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında

Biz kırıldık daha da kırılırız
Doğudan Batıya bütün dünyada
Ama kardeşin kardeşe vurduğu hançer
İki ciğer arasında bağlantı kurar
Büyür, bir gün, zenginleşir orada,
Çünkü Ali’yi dirilten iksir de saklı
Hasan’a sunulmuş ağuda,
Granitin de olur bir okyanus diriliği,
Nehirler daha uysal akar,
Bir çiçek nasıl açılıyorsa kendiliğinden
Bir kuş nasıl uçuyorsa
Öyle sever, çalışır insan,
Kıraçlar çarptıkça dağlara
Gül göçürür şafağından
Doğanın altın şafağından
İnsanın altın şafağından
Tarihin altın şafağından

Biz kırıldık daha da kırılırız

Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza." *



No Blues - Ya Dunya
video


* Cemal Süreya,"Ortadoğu", Sevda Sözleri, YKY, 2014, s.112

27 Aralık 2015 Pazar

Sıradaki şarkı iç ve dış mihraklar için gelsin...



PTT'deyim. Kargo göndermem lazım. Çantamdan kalemimi çıkarıp formu dolduruyorum. Bir adam beliriyor yanımda. Telaşlı, "Affedersiniz," diyor "kaleminizi alabilir miyim?" Uzatıyorum, "Buyrun". Kalemimi almasıyla çıkıp gitmesi bir oluyor. Nafile bakıyorum ardından. Gelmiyor. 

Kalemin üstünde ismim yazıyormuş, arkadaşımdan hediyeymiş. Bir önemi yok artık. Üstüne bir bardak soğuk su.

***

Yine PTT'deyim. Sıramı bekliyorum. Masalara iplerle bağlanmış kalemlere takılıyor gözüm.

Utanıyorum.

***

Yine PTT'deyim. Yine kargo sırasındayım. Kalemimi tekrar çantama koyarken yanlış anlaşılır mı diye tedirgin oluyorum. Sıra bekleyenlerden biri gişedeki görevlilerden kalem rica ediyor. Görevli kalkıyor, bakıyor ki masada kalem yok, isyan ediyor: "Kalem koyuyoruz, götürmesinler diye iple bağlıyoruz, koparıp yine götürüyorlar! Kalem dayanmıyor yaa!"

***

Gezindiğimiz sokaklarda yıllar evvel sadaka taşları vardı diye bugünkü halimize bakmadan riyakârca övünüyoruz. Utanmıyoruz. Şişiniyoruz, kibirleniyoruz ama kalem çalıyoruz. Utanmıyoruz. Normalleştiriyoruz, "Necib Türk milleti" diyoruz, tarihî diziler izliyoruz, tatmin oluyoruz. 50 kuruşluk kaleme tamah eden toplummuşuz, ne önemi var? "İç ve dış mihraklar felan yani" diyor, bir oh çekiyoruz. Gizli bir şifre gibi dilden dile dolaşıyor bu söz: "İç ve dış mihraklar..." Sonra "ecdad" güzellemesi yapıp havai fişek patlatıyoruz. Burnumuz kafdağına değiyor.


System Of A Down - Toxicity
video





11 Kasım 2015 Çarşamba

Bitmeyen gece



Kimse bize su kenarında bahçeler vaad etmedi. Bilakis "su ol" dedi "ve kırları çiçeklendir".

Kimse bizi düz yollarla kandırmadı, aksine yüce dağları gösterdi; "menzili çok" dedi, geçidi yok..."

Geceleyin yolları aşmak düştü bize. Gün doğmadan ömür biterse biliyoruz ki sesimizin yankısı mutlaka ama mut-la-ka yarına kalacaktır.


Sinem Güngör - Uğurlama (Grup Yorum Cover)
video

31 Ekim 2015 Cumartesi

Kutuplar



"İnsanların hepsi bir değildir. 

(...) Ben kendim iyi insan olmayı isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. Hatta kızmam bile, ancak kötülükleri bana taalluk ederse kendimi müdafaa ederim. 

Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olmayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. 

Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele bile edilmesini beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. 

Hayatta en büyük ve vazife saadet olarak şunu anlamak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak..."

Sabahattin Ali *


Seyed Ali Jaberi - Ey Eshgh
video


* 28 Şubat 1935Canım Aliye, Ruhum Filiz (Mektuplar), YKY, s.11

24 Ekim 2015 Cumartesi

Geçer mi bu acı?



Ankara'daki patlamanın üstünden birkaç gün geçmişti ki onun haberi geldi. Meğer Barış ve Demokrasi Mitingi'ne katılmak üzere İstanbul'dan Ankara'ya gidenlerin arasındaymış. Yaralanmış, İstanbul'daki hastaneye sevk etmişler. Arkadaşlarla ziyaretine gittik. Odaya girdiğimde mosmor kolu dikkatimi çekti ilk, sonra sargılı parmağı. Kendimi kötü hissettim ama gülümsememi korumaya çalışıyordum. Ameliyatta karnından kemik alıp parmağına koymuşlar. "Ellerimi çok severdim." dedi "İlk defa tırnaklarımı uzatmak istedim. Bir önceki gün de ellerime bakmıştım beğenerek..." Moral vermek, yanında olduğumuzu göstermek için gitmiştik ama ister istemez konu patlama anına geldi.
"Annem arayıp 'kötü rüyalar gördüm, gidersen hakkımı helal etmem' demişti. Yine de gittim. Bir sürü güzel insanla tanıştım. Yol boyunca çok eğlendik. Cildine özen gösteren bir arkadaşım yola çıkarken toniğini unutmuştu. 'Bende var, sana veririm' demiştim. O arkadaşımın bedeni paramparça oldu patlamada. Etleri üstüme yapıştı, saçlarımın arasında bile et parçaları vardı.
İkinci patlamada ben yüz metre uzağa, garın önünde fırlamışım. Olayın şokuyla kendimi cehennemde sandım bir süre. Sonra parmağım elime düştü. Yaşadığımı anladım.
Ameliyata girerken arkadaşlarım elimi tutuyordu. Ameliyattan sonra öğrendim. Elimi tutan ailemmiş meğer. Arkadaşlarımın hepsi ölmüş. Çok özlüyorum onları. Nasıl düzelirim bilmiyorum. Geçer mi bu acı?.."
Konuşamadık. Dehşet içindeydik. O an söylenebilecek hiçbir söz teselli mertebesinde değildi. "Geçer" demek anlamsızdı. Sadece sustuk.

لالایی گل 
(Çiçeğin Rüyası)
video