14 Kasım 2014 Cuma

J'aime Dieu qui existe!



"İçimdeki gökkuşağı besbelli neden
Bulutların içinden kuşlar yağıyor" *


Riff Cohen - J'aime
video


* Attila İlhan, Kimi Sevsem Sensin, İş Bankası Yay., s. 24

11 Kasım 2014 Salı

Baharı bekleyen kumrular

Urla, İskele

Şairseniz, konuşurken ağzınızdan mısralar kaçırırsınız.

Şairdi. Mevsimlerden güzdü. Ziyaretine gelen gençlerle gülibrişim ağaçlarının tatlı esintisinde muhabbete oturdu. Gençler "Kış bi geçsin" diye düşünüyorlardı. O yüzden "Bahara evlenmeyi planlıyoruz." dediler. Şair "Niye baharı bekliyorsunuz ki?" dedi, "Evlendiğinizde zaten bahar olacak!.."


Makis Ablianitis - Bahar
video

2 Kasım 2014 Pazar

Aşureyi yerken iyi tabii...


Güzel, bereketli günler.
Orucun son dakikalarını beklerken kapınız çalınabilir; nar taneleriyle süslenmiş, tarçın kokulu bir tabak gelebilir.

Ama siz siz olun, tabağı tez zamanda geri vermeyi (ve tabii ki içini de boş koymamayı) unutmayın. Yoksa kapınızda birtakım notlar bulabilirsiniz.

Muhabbetle...

Sena Musa - Ya Uyunik 
(يا عيونك - سناء موسى )
video


Meraklısına not: Fotoğraf, geçen sene bu ay Urfa'da bir apartman kapısında çekilmiştir. Okuyamayanlar için kâğıtta şu yazmaktadır: "Size Aşure Vermiştik Fakat Tabağımızı Getirmediniz. Lütfen 5 numaraya Veriniz Tabağı. Teşekkürler"

29 Ekim 2014 Çarşamba

Yok bu şehr içre




*
"Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm,
Bir perî-sûret görünmüş, bir hayâl olmuş sana"
*



Sara Naeini - Esharate Nazar
video

13 Ekim 2014 Pazartesi

Bahar dallarına ayaz vurunca...

Mardin, Dara

Nerden bilirdik...

Hani aylarca, mevsimlerce, yıllarca didinmiştik. Hani kan, gözyaşı, ter dökmüştük. Hatırla ki, binbir mihnet ile tohumu fidan, fidanı ağaç eylemiştik. Hevra/Birlikte üzerine tir tir titremiştik. Tam tomurcukların açtığını görmüş ve sevincin kollarına kendimizi bırakmışken...

...Aniden ayazlar esmeye başladı.



"Nebû, nebû, çib'kim nebû
Ev dilê min qet şa nebû
Ba rabû, bahoz rabû
Mêzîna dilêm xera bû

Min xêr nedît ji evînê
Ji vê jînê ji vê dinyayê
Ba rabû bahoz rabû
Mêzîna dilêm xera bû

Derdê mino lo,
Lo dilê mino"

*
"Olmadı, olmadı, neyleyim olmadı
Bu gönlüm hiç mesut olmadı
Rüzgar çıktı, fırtına koptu
Gönlümün mizanı bozuldu

Hayır görmedim bu sevdadan
Bu hayattan, bu dünyadan
Rüzgar çıktı, fırtına koptu
Gönlümün mizanı bozuldu

Derdimsin ey, 
Yüreğimsin..."


Raperîn - Nebû
video

28 Eylül 2014 Pazar

Beklemeye övgü vol.1


Beklemek vuslata dahil

André Gide'in Günlük'ü şu cümleyle başlar: "Ömrüm beklemekle geçiyor." (MEB Yay., 1989, s.7).

Gide'in beklediği neydi acaba? Enteresandır, ilerleyen sayfalarda özne çoğullaşıyor: "Ömrümüz beklemekle geçiyor" (s. 246) oluveriyor. Bundan daha doğru bir söz olabilir mi? Okula başlamayı bekliyoruz önce, sonra mezun olmayı. İşe girmeyi bekliyoruz önce, sonra evlenmeyi. İlk çocuğumuzu kucağımıza almayı bekliyoruz önce, sonra ikinciyi. Sınavı bekliyoruz, terfileri bekliyoruz, emekliliğimizi, evlatlarımızın mürüvvetini, bayramlarda torunlarımızı... Nihayet elden ayaktan düşüyor ve ölümü bekliyoruz.

Ömrümüz gerçekten beklemekle geçiyor. Peki, hep bir şeyleri beklerken aslında ölümü mü beklemiş oluyoruz farkında olmadan yoksa bu bekleyişlerle oyalanırken "nakd-i ömür" tükeniyor da haberimiz mi olmuyor?

Beklemek güzel evet ama emelimiz, ulaşılıncaya kadar geçer zamanı anlamlı kılıyorsa, etki ediyorsa güzel. Mezuniyeti bekliyorsak mesela, bir daha hiçbir zaman o sınıfta o arkadaşlarımızla bir araya gelemeyeceğimizi düşünüp anın tadını çıkarmaktır bekleyişi güzel kılan. Şehri terk edeceğimiz vakti bekliyorsak, bir gün özleyeceğimizi düşünüp sokaklarını doya doya içimize çekmeye başlamak mesela. İşe girmeyi bekliyorsak, henüz mesaiyle işgal edilmemiş saatlerimizi dolu dolu yaşayabilmek belki de. Bebek bekliyorsak, iyi bir anne/baba olmak için öğrenmemiz gerekenler için hâlâ yeterince zamanımız olduğunu hatırlamak... "Ayrılık sevdaya dahil" demiş ya Attila İlhan, beklemek de vuslata dahildir. Birbirinden ayıramayız.

Bekleyiş ve sadakat

Şair Osman Sarı “Bir ibadet gibi beklerim burada / Yine hiç bakmadan geçer sevgili” demiş (Önden Giden Atlılar, İz Yay., 1995, s. 23). Kapısında beklenen bir Sevgili var ve tüm sadakatinize rağmen bakmadan geçip gidiyor belki. Ya da o kapı bir türlü açılmıyor. Yarin cemali için sessizce durmuş bekliyorsun. Ufacık aralanma bile olmuyor. Oysa Sevgili bekliyor ki acaba ne kadar sadıksın? Kapı açılmasa da bekleyecek misin yoksa açılmadı diye bir süre daha bekleyip çekip gidecek misin? Kâinatın Efendisi (sallallahu aleyhi vessellem) "Sizden biriniz duasında acele edip 'Dua ettim, sonra yine dua ettim fakat cevap verilmedi' demedikçe duasına icabet edilir" buyurmuş. Evet, öyledir. "Rabbin unutkan değildir." (Meryem, 64)

Yarın bekleyebilir

Beklemek güzeldir. Çünkü ne için bekliyorsak onun düşüncesi, arzusuyla doludur baştan başa. "Carpe diem /  Ânı yaşa" sözünün hakikate bakan bir yanı var. İçinde bulunduğumuz anların hakkını vermeden günleri ayları geçiriyorsak beklediğimize ulaşınca da kıymetini bilmeyecek, beklerken çektiğimiz sıkıntıları tez unutacağız demektir. Bir babanın, istediği şeyi çocuğa hemen alması mı yoksa o çocuğun aylarca harçlıklarını biriktirerek arzusuna ulaşması mı daha güzeldir? Evet, beklemek güzeldir, bekleyelim. Beklediklerimizi hak edelim ki kıymetli olsun.

“Yarın bekleyebilir; beklesin
Beklemekteyim çünkü ben senin güzelliğini
(...)
Yarın bekleyebilir
Beklesin çünkü henüz kalbimde gizli"
(Hüseyin Atlansoy, Yarın Bekleyebilir, Hece Yay., 2011. s. 59)


* * *
Yukarıdakileri bana, birazdan dinleyeceğiniz şarkı yazdırdı. Bu eseri hep en sevdiğim kısmı (06.18)  bekleyerek dinliyorum ama o bekleyiş, geri kalan bölümleri de güzelleştiriyor. Şarkının adında "beklemek" geçmesi tesadüf değil elbette.

"Bekleyeyim: dinmesin uçsuz bucaksız müzik" *

Mark Eliyahu - I Shall Wait
video


* İsmail Kılıçarslan, Amerika Sen Busun, Profil Yay. 2013, s. 99.

Meraklısına not: Fotoğraftaki saati özenle topladığımız, kitapların arasında beklettiğimiz çiçeklerle Saatli Kahve için yaptık. Bu saati anlamlı kılan ise, 9'u ve 11'i gösterenlerin Mustafa Kutlu'nun çiçekleri olmasıdır.